Karara konu olay, 24 Kasım 2022 tarihinde üniversite yöneticilerinin ve misafirlerin katıldığı bir değerlendirme toplantısında yaşandı. Sağlık, Kültür ve Spor Direktörü olarak görev yapan davacı, toplantıda yöneticiler hakkında “iş bilmez kimseler” ve “yetkinlikleri yok” şeklinde ifadeler kullandı. Bu sözlerin çalışma ortamında, yöneticiler ve üçüncü kişiler huzurunda sarf edilmesi, iş ilişkisini zedeleyici ve küçük düşürücü nitelikte değerlendirildi.

İlk Derece Mahkemesi İşe İade Demişti

İlk derece mahkemesi, çalışanın ifadelerinin eleştiri sınırları içinde kaldığını savunarak işten çıkarmayı geçersiz saymış ve çalışanın işe iadesine karar vermişti. Ancak üniversite karara itiraz ederek istinaf başvurusunda bulundu.

Mahkeme: Eleştiri Sınırı Aşıldı

İstinaf mahkemesi, davacının kullandığı ifadelerin “eleştiri” kapsamında değerlendirilemeyeceğini, sözlerin yöneticilerin onurunu zedeleyici nitelikte olduğunu belirtti. Mahkeme, fesih kararının haklı neden seviyesinde olmasa bile, iş ilişkisinin sürdürülmesini imkansız hale getirecek düzeyde geçerli nedene dayandığını vurguladı.

Fesih Geçerli Nedene Dayanıyor

Mahkeme kararında, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-b maddesi kapsamında “şeref ve haysiyet kırıcı sözler” nedeniyle sona erdirildiği belirtilerek, “İfade özgürlüğü sınırlarını aşan ve işyeri huzurunu bozan bu söylemler, objektif koşullarda işverenin iş ilişkisini sürdürmesini beklenemez hale getirmiştir” denildi

Davanın Reddi ve Karar Kesinleşti

İstinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldı. Dava reddedildi ve çalışanın işe iade talebi kesin olarak reddedilmiş oldu. Mahkeme ayrıca davacıdan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahsil edilmesine de hükmetti.

Shares:
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir