Soğuk algınlığı şikâyetiyle acil servise başvuran bir hasta, görevli asistan hekimlere yönelik “Elimi belime atabilsem silahımı çekip sizi vururdum” sözleriyle açıkça tehditte ve hakarette bulundu.
Beyaz Kod Verildi, Silaha El Konuldu
Hekimlerin can güvenliği için olay üzerine “beyaz kod” verildi ve hasta üzerinde bulunan silaha el konuldu. Ancak bu hayati tehdide rağmen, hasta hakkında cezai bir işlem yapılmadı.
Şiddet Tehdidine Rağmen Tedavi Devam Etti
Tehdit sonrası hastanın acil servis protokolü değiştirildi. Yeşil alan statüsünden sarı alana alınan hasta, tüm tetkik ve tedavi sürecinden eksiksiz geçirildi. Sağlık çalışanları, kendilerini tehdit eden kişiyi mesleki etik gereği özenle tedavi etmeye devam etti.
pic.twitter.com/gDvqopYGvk
— Personel Sağlık Personeli Haber.Net (@saglikperrsonel) April 1, 2025
Hekimlere “Geçmiş Olsun” Bile Denmedi
Olayın ardından, tehdit edilen asistan hekimlere ne bir destek sunuldu ne de moral verildi. Aynı ekibin, saldırı tehdidi geçmeden hasta bakmaya devam etmesi istendi. Bu durum sağlık çalışanlarının mesleki tükenmişliğini derinleştiren ve moral motivasyonlarını zedeleyen bir tabloya dönüştü.
Saldırgana Silahı Teslim Edilip Taburcu Edildi
En dikkat çeken gelişme ise saldırganın reçetesi düzenlenip, el konulan silahının geri verilerek taburcu edilmesi oldu. Bu karar, sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlaması gereken idari mekanizmaların ihmali olarak değerlendirildi.
Şiddet Artık Sadece Fiziksel Değil, Kurumsal da Bir Sorun
Yaşanan olay, sağlıkta şiddetin sadece fiziksel değil, kurumsal ihmallerle de beslendiğini gösterdi. Hekimlerin yalnız bırakılması, dayanışma eksikliği, yöneticilerin sessizliği ve duyarsızlığı, şiddeti adeta normalleştirir hale getirdi. Sağlık çalışanları, artık yalnızca hasta yakınlarından değil, sistemin işleyişinden de zarar gördüklerini ifade ediyor.
Sağlık Çalışanları Güvence Bekliyor
Sağlık kurumlarında görev yapan hekimler ve diğer sağlık çalışanları, can güvenliği ve mesleki saygınlıklarının korunması için acil adımlar atılmasını talep ediyor. Yaşanan bu olayın ardından, sağlıkta şiddetle mücadelede idari sorumluluğun da gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
“Sağlıkta Şiddeti Normalleştirenler Yargılanmalı”
Öte yandan sosyal medya’da olaya tepki gösteren hekimler, bu tür olaylara sadece saldırganın değil, süreci olağanlaştıran yöneticilerin de dahil edilmesi gerektiği vurgulandı. Paylaşımlarda, “Hekimler ölümle burun buruna çalışmak zorunda değildir. Hiç kimse meslektaşlarımızı susturamaz, yalnızlaştıramaz” ifadelerine yer verildi.
Sağlıkta Şiddet: Sadece Fiziksel Değil, Kurumsal Bir Sorun
Yaşanan olay, sağlıkta şiddetin yalnızca fiziki saldırılarla sınırlı olmadığını; idari zaafiyet, sessizlik ve duyarsızlığın da bu şiddeti beslediğini ortaya koydu. Hekimler, saldırganın serbest bırakılmasını ve silahının iade edilmesini “hukuk skandalı” olarak nitelendirerek, bu yaklaşımın benzer olayların önünü açabileceği uyarısında bulundu.
Sağlık Emekçileri Güvencede Değil
Bu olay, sağlık çalışanlarının çalışma ortamlarında fiziksel tehdit ve psikolojik baskıya maruz kalmalarının yanı sıra, hak ettikleri desteği göremediklerini bir kez daha gözler önüne serdi.